2015/05/12

Gintama'dan Tarih Sayfalarına #1 : Yorozuya

Herkese iyi geceler~ Uzun zamandır böyle bir post yapmayı planlıyordum. Aslında bir çok şey yapmayı planlıyordum. Ama üşengeçlik denen şu bulaşıcı hastalığı bilirsiniz ya~
Gintama izleyen yahut okuyanınız varsa merak etmişsinizdir belki "Ulan bu adamlar tarihte de mi böyle." diye. Haha. Kesinlikle değiller. Bana kalırsa adamların kemikleri sızlıyor ve kimisi Sorachi'yi akşamları ziyarete geliyor.

Şaka bir yana Gintama sayesinde şakayla karışık da olsa Japon tarihi ve efsaneleri hakkında az çok bilgi sahibi olmuş oluyoruz. Gintama gibi daha bir çok animede bu tür varyasyonlara rastlamak mümkün. Ama biz Gintama üzerinden gidip işin aslına bir bakalım.

Sakata Gintoki

Animenin ana karakteri Sakata Gintoki'nin efsanelerle süslenmiş de olsa tarihte bir yeri var. Sorachi-sensei'nin dediğine göre Heian döneminde sıkça anlatılan Kintarou efsanesiyle alakalı. Efsaneye göre Kintarou, Ashigara Dağı'nda bir Yama-uba tarafından yetiştirilmiş olağanüstü güçlü bir çocuk. Annesi ona hamileyken babasıyla anlaşmazlığa düşmüş, karnında çocuğuyla birlikte dağlara kaçmış ve Kintarou'yu orada doğurmuş. Kimi anlatmalara göre annesi Kintarou'yu doğurduktan sonra kötü şartlardan dolayı ölmüş, kimi anlatmalarda ise kötü şartlar annesini o kadar etkilemiş ki annesi bir yokai'ye yani Yama-uba'ya dönüşmüş ve çocuğunu orada yetiştirmeye devam etmiş. Kintarou doğayı evi, hayvanları ise arkadaşı bilmiş ve uzun süre dağlarda yaşamış. Bazı hikayelerde kayaları çıplak elle kırdığı, vahşi hayvanlarla, canavarlarla ve onilerle tek başına dövüştüğü ve yakacak odun ihtiyacı olan köylülere yardım için ağaçları devirdiği anlatılır. (Bu bana Goku'yu hatırlatıyor...)

Bir gün Ooe Dağındaki karışıklığın içine dalarak Oni'lerin lideri olan Shuten-douji'yi yendiğinde Yoshiwara klanını kardeşiyle yöneten samuray Minamoto no Yorimitsu (diğer adıyla Minamoto no Raikou) tarafından fark edilmiş ve Raikou Kintarou'yu uşağı olarak yanına almış. Sonra Kintarou ismini Sakata No Kintoki olarak değiştirmiş ve kılıç eğitimi alıp Yorimitsu'nun Shitennou (Dört Cesur)'sunda yerini almış.

Günümüz Japonya'sında ise Kintarou'nun bebekleri 5 Mayıs Çocuklar Günü'nde yeni doğan çocukların odasına çocukları Kintarou gibi güçlü olsun diye konurmuş.






Shimura Shinpachi
not sorry
Shimura Shinpachi tarihte karşımıza Nagakura Shinpachi olarak karşımıza çıkıyor. Nagakura Shinpachi, Shinsengumi İkinci Ordu'nun kaptanıydı.1800'lü yıllarda Edo'nun Matsumae klanında doğmuş ve çeşitli dojolarda eğitim görmüştü. Matsumae'den ayrılıp Shinsengumi'nin baş elemanlarının bir araya toplandığı Shieikan dojosuna katıldı ve Kondo Isami'nin komutası altında Shinsengumi'deki yerini aldı.


Nagakura Shinpachi, Ikedaya'da anti-shogun isyancılarına karşı yapılan baskındaki 4 önemli isimden biriydi. 1864'deki Kinmon İsyanı sırasında Kondo Isami (Gintama'da Kondo Isao)'nin küstah tavırları nedeniyle Nagakura'nın Shinsengumi'yle yolları ayrıldı. Nagakura ve Kondo arasındaki anlaşmazlıktan sonra Nagakura ve Harada Sanosuke (Gintama'da Harada Unosuke karakteriyle canlandırılmıştır.) Shinsengumi'den ayrılıp Seikyotai'yi kurdular.

1868'in sonlarında Nagakura Shinpachi, Matsumae'ye geri dönüp han doktorunun kızıyla evlendi ve ismini Sugihara Yoshie olarak değiştirdi.







Kagura

Kagura, Japon nesir anlatımının günümüze kadar gelmiş en eski örneği olan 10. yüzyıl halk hikayesi "Bambu Kesicisinin Hikayesi" diğer adıyla "Kaguya Hime"den geliyor. 

Hikayeye göre Taketori No Okina (Bambu Yetiştiren Amca), bir gün parlayan bir bambu sapına rastlamış. Kesip açtığında ise güzeller güzeli küçük bir bebek bulmuş. Taketori No Okina bebeği alıp evine getirmiş ve eşi tarafından büyütülüp Kaguya Hime ismini almış. O günden sonra ise Taketori No Okina ne zaman çıkıp bir bambu kesse içinde altın bulur olmuş. Bu sayede aile çokça zenginleşmiş. Zamanla büyüyen Kaguya Hime güzelliği dillere destan bir genç bayan olmuş. İlk başta üvey anne ve babası bunu saklamak istese de dedikoduları tüm topraklara yayılmış ve Kaguya Hime'ye evlilik teklifi için beş prens birden gelmiş. Fakat o beşini de imkansız şeyler isteyerek geri çevirmiş.

Daha sonra güzelliğini duyan Japon İmparatoru Mikado evlerine gelmiş ve Kaguya Hime'ye evlilik teklifi etmiş. Ama Kaguya Hime onu da geri çevirmiş. Geri çevirmiş ancak İmparator'la iletişimini asla kesmemiş.

O yaz, Kaguya Hime ne zaman dolunayı görse gözyaşlarına boğulurmuş. Olan onca olay ve üvey ailesinin kendisine verdiği değerden sonra aslında nereden geldiğini söyleyememek onu çok üzüyormuş. Bu dünyaya ait olmayan, ayın insanlarından olan Kaguya Hime, veda vaktinin yaklaştığını biliyormuş. Çeşitli anlatımlara göre Kaguya Hime ayda çıkan ilahi bir savaştan korunmak için dünyaya gönderilmiş. 

Geri dönme vakti geldiğinde evlerinin etrafı ne kadar korunursa korunsun Kaguya Hime'nin gidişine engel olunamamış. Onları terk edeceği için çok üzülen Hime, hatıra olarak ailesine elbisesini, İmparatora ise ölümsüzlük iksirini bırakmış ve Tsuki No Miyako'ya yani Ayın Başkentine geri dönmüş. Kaguya Hime'nin gidişine çok üzülen üvey annesi ve babası hastalanıp yataklara düşmüş ve İmparator da onsuz sonsuza dek yaşamayı reddettiğini söyleyip adamlarını ölümsüzlük iksirini yok etmeleri için görevlendirmiş. "Cennete en yakın dağ" olarak nitelendirdikleri dağa çıkıp Kaguya Hime'nin İmparatora bıraktığı mektubu ve ölümsüzlük iksirini yakmışlar ve inanışlara göre ölümsüzlük kelimesinden gelen "Fushi" günümüz Fuji dağına ismini vermiş.

--------

Ne hikaye anlattım. Bütün karakterleri kısa tanımlamalarla tek gönderide toplayabileceğimi düşünmüştüm ama yapmayacağım. Sırada bol tarih kokan bir Shinsengumi var~

Bir sonraki gönderide görüşmek üzere!

10 yorum:

  1. Kaguya Hime*---*
    Zaten tarihi baz alan animeler de cok hos oluyo. Kiyafetleri olsun konusu olsun.. insani cekiyo gel izle beni diye sjsjsk

    Ayrica Shinpachi'nin bizim (he ya askerlik arkadasim zaten sjsdjdk) Shinpachi oldugunu bilmiyoduuum...Ben sok... Arkalarindan ne aglamistim, pislikleer :'((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu animeye sıkıcı dediğini de bir kez daha hatırlatırımdfsdf

      Sil
    2. Ama baslari cidden sikici jsakksksskdk yani ben cok daraldim yoksa tarihili animeler qalp ben aksksksks

      Sil
    3. O sıkıcı dediğin ilk bölümleri accık poponu sıkıp izlersen ileride izlemediğine ne kadar pişman olduğunu göreceksin u_u İlla fanservice mi arıyosun animedesdfs

      Sil
  2. Çok güzel bir yazı olmuş, Shinsengumi'nin gerçek tarihte de olduğunu biliyordum ama Yorozuya'yı bilmiyordum :D

    Ama bence böyle tarihten alınma isimleri olması daha iyi olmuş en azından her animede gördüğümüz (Misaki, Mizuki vb.) bilindik isimler yerine özgün isimleri oluyor ve daha bir benimsiyoruz karakterleri ^_^

    YanıtlaSil
  3. Ooo shuusan süper yazı olmuş çok süper eline sağlık. Kondo hijikata okita üçlüsü hakkında az bir şeyler yazıyo sağda solda ama ana karakterler hakkında hiçbişi okumamıştım. Gorile bak sen, nerden neleri çıkarmış. Hakkaten adamlar mezarında ters dönüyordur :P kaguraya bilhassa şaşırdım ama şaşırmamak lazım, aynı özgür ruhu taşıyorlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle Ghost Ryokan Arc'da delirmiştim bensdf aynı dalgayı bu ülkede yapsak asılırız yemin ederimdfsd Padişahı donla çizmek. Hiii.
      Beğenmene sevindim teşekkürler ^__^

      Sil
  4. Shinpachi'yi biliyordum ama sayende diğer Yorozuya üyelerinin de baz alındığı efsane hakkında birazda olsa bilgi edinmiş oldum :D.
    Kaguya Hime efsanesi dramatikmiş. Aklıma Umibouzu'nun gelip, Kagura'yı da yanında götürmeye çalıştığı bölümleri geldi. Belki serinin sonu gerçekten benzer bir şey olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir şey olmasın çok rica ediyorum ;^;

      Sil

Tasarım: Zuri