2016/01/04

Kokuyor

Uzun zamandan sonra ilk defa kişisel problemlerimden yakınmak için buraya geliyorum. Aslında bu blog sayfasını açışımın ilk amacı da kendi dertlerimi buraya gömüp başkalarına dert yanmamak ve bu şekilde kendi içimde bir çözüme varmaktı. Ancak zamanla bu boş ve tek amaca hizmet eden sayfa da sevdiğim ve konuşmaktan zevk aldığım insanlarla dolunca... buraya da yakınmak olanaksız hale geldi. Çünkü burada bu dizeleri okuyan tatlı insanların da canını sıkmak istemiyordum. Ama böyle yaparak tüm kapılarımı kapatmış ve kendi içimde çıkılması imkansız bir kara delik oluşturmuştum.

Bu yüzden yine buraya geldim. Bu dizeleri ihtiyaçtan dolayı yazıyorum ve birkaç gün sonra okuyup aptalca bulduktan sonra sileceğimi biliyorum.

Canımı sıkan çok fazla şey var. O kadar fazlalar ve can sıkıcı olduklarından o kadar habersizler ki üzerilerine "kendini yak" yazan t-shirtler giydirip boy aynasında kendilerine göstermek ve "Ne kadar da yakıştı! Bence tam sana göre." demek istiyorum. Belki mesajı alırlar da kendilerini yakarlar ve beni de delirmenin eşiğinden kurtarırlar. Ama bunu anlayacak ve uygulayacak kadar zeki olduklarını sanmıyorum. Zira hepsi egolarının esiri olmuşlar.

İnsanları sevmememin bir sebebi de gösterdiğim iyi niyete değer vermeyip bir kenara atmaları. Bu sana çok yakın olmayan biri olsa katlanılabilir olabilir ama bu uzun zamandır değer verdiğin bir dostunsa dayanılmazdır. Bunun üzerini kapatmak için söylenen tüm aptal bahaneleri kabul etmiyorum. Ona gösterdiğim iyi niyeti bir kenara atmak aç gözlülükten başka hiçbir şey değildir. Sana verdiğim değeri hak etmiyorsun. Başımdan saçma sapan olayların geçtiğini, zor bir durumun içinde bulunduğumu söylememe fakat ona rağmen kendisi için bir şeyler yapmaya çalışmama rağmen onun bunu anlamayışı gücüme gidiyor.

Bu iyi niyet saçmalığından sıkılmaya başlıyorum artık. İhtiyaçları olmadığı halde onlara böyle davrandığım için en büyük aptal benim sanırım. İnsanlara karşı ayna gibi olunması gerektiğini söyleyen bendim. Ama ona uymayan da benim. Herhalde cezasını çekiyorum.

Fakat buna rağmen hayatımda bana değer veren insanlar yok değil. Uzakta da olsalar, yüzümü hiç görmemiş de olsalar bana "İyi misin? Uzun zamandır konuşmuyorsun bizimle..." diye hal hatır soran insanlar, işte gerçek dostlar onlar. "Sen de hiç yazmıyorsun hep biz mi yazalım." bahanesiyle gelmeyen insanlar onlar. Emin olun ki bir gün verdiğiniz değerin karşılığını benden fazlasıyla alacaksınız. Bende yeriniz çok ama çok farklı. İyi ki varsınız.

Şu an şu satırları yazarken gerçekten sakin kalamıyorum bu yüzden kısa keseceğim. Beni arkadaşı olarak görüp değer veren tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. İyi ki hayat bizi karşılaştırmış. Sanırım hayatımdaki tek ışık sizsiniz. Yeniden teşekkürler.

13 yorum:

  1. Shuu-san! Ne demek canlarını sıkmayayı diye yazmıyorum.. Sen bizim bloglarımızı okuyup derdimize, sevincimize ortak oluyorsun ama :< Bu senin blogun ayrıca yazmaktan çekinme lütfen. Hatırlıyor musun benim doğum günü yazımı. Sen demiştin ki "İnsanlara karşı ayna gibi olmalısın". Aslında düşününce çok doğru bir söz ancak aynaların bizi olduğumuzdan daha güzel gösterdiklerini okumuştum bir yerde. Yani anlatamadım ama şey... Imm... Nasıl toparlasam cümleyi... Eminim ki karşına bir gün sana senin kadar değer veren birisi çıkacaktır. Sadece sen o pis egoistlere benzeme yeter. Zaten benzemeyeceğini biliyoruz. En olmadı biz varız üzülme. River, ben, Zuri ve daha bilmediğim bir çok blogger dostun var burada. Bunu sakın unutma :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek istediğini gayet iyi anladım ve evet sen de haklısın. Bazen aptallık edip her şeyi içimde tutuyorum, sonra gün geliyor...bum. Her şey suratımda patlıyor. Halbuki sizler buradasınız :3 Ama bunları anlatıp zihinlerinizde sorunlu manyağın teki olarak kalmaktan korkuyorum haha her neyse. Yanımda olduğun için teşekkür ederim iyi ki varsın <3

      Sil
  2. Bence hep yaz nolcak ki sanki. Rahatlamanın bildiğim en iyi yolu da bu üstelik. İnsanlara iyiniyetle yaklaştıkça sanki sen buna zorundaymışsın gibi davranmaya başlıyorlar. Kim için kendimden ödün verdiysem hep pişman oldum. Bu yüzden öyle kimseye çok da fazla yaklaşmıyorum birkaç dostum var işte onlar yeter :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısın. İnsanların çoğuna bencil olmak gerekiyor artık...

      Sil
  3. Tüm dünyaya sesleniyorum; İyi insanları üzmeyin!!1

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ༼つ ் ▽ ் ༽つ♡

      Sil
  4. Evvelden de demiştim ya sana hatırlarsan Shuu-san, Mochizuki-san hep çizsin sen de yaz diye, ama bu sadece hikayeler açısından değildi zira satırlarındaki içtenliğin zaten bahsettiğin o aynayı sunuyordu. Eğer ki o aynayı yansıtamadığını düşünüyorsan, lütfen yansıt içinden geçenleri, kimsenin canını sıkarım diye düşünüp kendini üzüp, gönlünden geçenleri sakınmayasın. Bilesin ki asla yazdıklarını o şekilde okumadım ve okumadık. Okumadık diyorum, çünkü buraya her gelişimde nice güzel dostluklar görüyorum, seviniyorum, bunun da etkisi senin deniz kadar büyük yüreğin Shuu-san; sensin. Şayet canını sıkan bir hadise varsa, karala; ne olacak, samimiyim asla o şekilde düşünme, çünkü burada ( ve eminim çevrende de ) can sıkarım dediğin düşüncelerini işitmek isteyen dostların olduğunu bil. Onu da bir kenara bıraktım, Atlantis’linin de dediği gibi burası senin belden. Senin yerin. Demişsin ya; burayı açmamda ki amaç dertlerimi gömmek diye, o sebeple içinden geçen her neyse, bırak gömülsün satırlara. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Riv sizin gibi insanların yanımda olduğunu görünce içimdeki bu tereddüt de ortadan kalkıyor yavaş yavaş. Gerçekten iyi ki varsınız <3

      Sil
  5. Gülücükler Shuu-san..
    Ben buralara yeni geldim sayılır. Öncelikle tanıştığıma çok memnun oldum.
    Ayrıca bu yazıyı kesinlikle silmemelisin diyorum. Belki yazıda en sevdiğim yer olan "Kendini yak..." kısmını birileri yanlışlıkla okur da çeki düzen verir kendine. Çevrendekilerin de kendilerine çeki düzen vermesi dileğiyle.
    Gülücüklü kal...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimsin sen?'deki yorumunu gördüm ancak karşılık olarak ne yazmam gerektiğini bilemedim kusura bakma XD Yazarın depresif zamanına denk geldiğin için epey şanssız olmalısın.
      Belki de değil mi? Birilerinin göreceğini sanmam ama... yine de ne olur ne olmaz.
      Düşüncelerin için teşekkür ederim ben de seninle tanıştığıma çok memnun oldum ^^/

      Sil
    2. Ne demek ne kusuru. Bu arada "kimsin sen" yazısı artık yok gibi görünüyor :D :D

      Sil
  6. Öncelikle lütfen bu yazıyı silme Shuu-san! >.< Yazılarını gerçekten seviyorum, hatta bazen aklıma düşüyor "Aa Shuu-san'ın böyle bir yazısı vardı, tekrar okuyayım." falan dediğim oluyor. Geçenlerde bir yazı aramıştım ancak bulamamıştım sanırım. Üzülmüştüm açık söylemek gerekirse.

    Bu arada şu insanlar ile olan problemleri bende aşırı yaşıyorum. Zaten "en yakın arkadaş" dediğim kişiyi saçma bir tartışma yüzünden kaybedince iyice dengem bozuldu sanırım. 2-3 yıldır aşırı bir problemler falan. Çokça ağladığım oldu, annem hep "Eminim ki bir gün karşına sana gerçekten değer veren biri çıkacak." der. Bu söze inanarak hep boş verdim. Beni istemiyorlar ise kendileri bilir. Herkesin fikri kendine. (ne saçmaladığımı bilmiyorum üzgünüm, visual novel oynamaktan beynime kan gitmiyor)

    Neyse, sanırım artık gidebilirim sdfgsdf
    Saçmaladığım için özür dilerim. Ama yazmayınca olmuyor. XD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eeeh...hangi yazıydı acaba...
      Ve evet sanırım boş vermek yapabileceğimiz en doğru seçenek. Umarım annen bir gün haklı çıkar~ (bu arada saçmalamıyorsun visual novellar candır hem <3)
      Yanımda olduğun için teşekkürler Kitsune-chan :3 Benimle aynı hisleri yaşayan birilerinin olması mutluluk verici.

      Sil

Tasarım: Zuri