2016/01/19

Planlar

Soğuk bir salı gününden herkese merhaba. Nasıl gidiyor? Uzun zamandır bu sayfaya göz gezdiren sizlerle konuşamıyorum. Muhtemelen kiminize cevap veremiyorum yahut üzerinden uzun süre geçip bana yazdığınızı bile unuttuğunuz zaman cevap veriyorum.
Beni anlamanızı da beklemiyorum. Çünkü ben de kendimi anlayamıyorum. Kendimi anlayabildiğim zaman size de her şeyi anlatacağım.

Üzerime çöken tipik boşluk hissiyle birlikte jilyon tane animeye başladım. Boku dake ga inai Machi mesela, Divine Gate mesela, Yami Shibai mesela~ Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu'yu söylemezsem olmaz. Gelişini gözlerimde yıldızlarla, kalplerle, çiçeklerle, böceklerle bekliyordum ve geldiğinde uzun ismine aldırmadan çığlık atıp "Hyaaa Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu gelmiş!!" demiştim. Sonrasında o ismi asla tek seferde söyleyemedim. Bu tür animelerden hoşlananlarınız varsa oturunuz sıkılmadan izleyiniz lütfen.


Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu'nun muhabbetinin geçtiği facebook sayfalarında çok sevdiğim bir arkadaşım sayesinde yeni bir anime daha izlemiş bulundum ve listeme ekleyip de bunca zamandır izlemediğim için çok pişman oldum. Bu yüzden böylesine güzel bir animeyi izlememe vesile olduğu için araya mesafeler girmese kendisini kucaklayabilirdim. Öhöm. İzlemem için şiddetle önerilen anime Sakamichi No Apollon'du efenim.


Bu seriye olan duygularımı içeren bir yazı yazacağım ayriyetten. Bu yüzden bu muhabbeti burada kesiyorum.

Sonrasında oyunlar oyunlar. Adını bile hatırlamayacağım sayıda oyun oynadım ve bunlardan biri Danganronpa'ydı. Uupupupu~

Bir kitap bile bitiremedim. Ancak sonunda arzuladığım Murakami'nin Uyku'sunu en yakın arkadaşımdan yılbaşı hediyesi olarak aldım. Kitaba baktıkça yanaklarını sıkıştırasım gelir.

Ve Kasımdan beri yazdığım Yansıma adlı hikayemi sonlandırdım. Hikayenin ortalarına geldiğimde uzadıkça uzadığını ve beni sonu olmayan bir yere götürdüğünü hissedip yarıda bırakmayı istemiştim ama bilinçaltımda bana ait olmayan sesler devam etmemi söyleyip durmuştu. Ve dün akşam karın ağrıları ve göz kızarmaları eşliğinde hikayemi bitirmiş bulundum. Bunca zaman bitirmeyi çok istedim fakat bitirdikten sonra yazdığım son birkaç sayfayı silip devam etmeyi diledim, ancak çok geçti. Sonuç olarak değerlilerim Mizuki ve Shin'in hikayesini anlatıp onlara veda ettim...kısa bir süreliğine. Okumak isterseniz buradan lütfen~



Bu arada hikaye demişken, Riv'in sayfasında hoş bir şeye rastladım. Sanırım bir grup blogger toplaşıp ortak bir hikaye yazıyorlar. İlk iki bölümü okudum ve oldukça hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Devamını merak etmiyorum değil~

22 Blogger 1 Hikaye'nin ilk bölümünü okumak isterseniz buradan lütfen.

Yakın zamanda anime yorumu ya da oyun yorumu gibi bir yazıyla geleceğim. Fakat ondan önce şu çeviri bloguma çeki düzen vermek zorundayım. Saçma sapan yaşantım yüzünden epey astım oraları. Haah.

Görüşmek üzere~

6 yorum:

  1. Selamlar etkinliğimizi görüp desteklediğin için çok mutlu oldum teşekkürler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son hız devam ediniz! Merakla bekliyor olacağım ^^

      Sil
  2. Sakamichi No Apollon'a bugün fırsat bulup başlayabildim, öyle ki Shuu, dediğin andan itibariyle aklımda dolanıp duruyordu, ama ne ara bölümü açsam bilgisayar başından kalkmam bir oluyordu ki; şunun şurasında kaldı dört bölümüm ve ben bitsin istemiyorum. Güzel animeler neden kısa olur sorusu aklıma geliyor her seferinde, gerçi diğer taraftan; uzun soluklu sevdiğim seriler bile kısa geldiği gerçeği koca harflerle ele ele verip suratımın önünden çekilmiyor. Danganronpa'yı Kitsune'nin blogunda rastlayamamıştım, hâlâ bitirmeedim, sınıf mahkemeleriyle uğraşıyorum ama animesinden daha zevkli.
    Uyku, hakkında ki yazını anımsıyorum. Çok sevindim! Diyorum bak buraya; Ishida'da bir gün gerçek olacak. Uçma Riv deme, uçmuyorum Shuu-san. Samimiyim. Olmasam buraya yazmam. Vee dün telefonda saat on birde bir arkadaşla Yansıma hakkında muhabbet ettim resmen, hâlâ finalini unutamıyorum. Final hakkında diyebileceğim bir yığın söz var ama burayı katletdip senin de başını ağrıtmak istemiyorum. Çünkü çok güzeldi. Sakamichi no Apollon'un sende bıraktığı izlenimden bahsetmiştin ya; hah. İşte özetlemek gerekirse Yansıma'nın da bende ki etkisi öyledir. Biraz da bu sebeple dün gecenin bir yarısı tek arkadaşın "anime" hakkında konuşmak istemesi ve benimde bölümün etkisinde kalıp anime muhabbetini wattpad'e çekmem bir olmuştu. Dilerim daha nice hikâyeni okumak nasip olur. :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başlamana çok sevindim! Bu arada Danganronpa'nın animesini izlememiştim ama merak ediyordum. Kitsune'nin blogunda görünce "Neden olmasın?" deyip ilk önce oyununa başladım. Oyundan sonra da animeyi izlemeye karar verdim. Şunu söyleyebilirim ki... Animede oyunu kırpa kırpa bir hal olmuşlar. Ama ona rağmen güzel. Seiyuulara daha çok rol düşüyor ve bu bile yeterince tatlı <3
      Uwah... hikayem konuşuluyor... Garip hissettim eheh. Yakın zamanda küçük bir şeyler daha yazmayı planlıyorum Yansıma gibi...ama ilk önce geçici bir hevesle başladığım fanfiction'ımı sonlandırmam gerek. Umarım başlayacağım yeni hikayem de Yansıma kadar sevdirir kendini~ İlgin için teşekkür ederim :3

      Sil
  3. Rakugo'lu animeyi neden çok sevdiğini izler izlemez anladım Shuu :D Ishida Akira döktürüyor çünkü hem de animede Edo havası yoğun hissediliyor. Tam senlik bir anime ^^ Ben de beğendim tam kış ayında izlemelik bir seri zaten.

    Sakamichi no Apollon'u bana da Chi tavsiye etmişti galiba geçen yıl izlemiştim. 2 günde bitmişti seri. O da tam kışın izlemelik. İnsana caz sevgisi aşılayan çok güzel bir anime. Ama sonu beni tatmin etmemişti. Yine de son bölüm hariç genel olarak beğendiğim bir seriydi.

    Hikayen de hazır tamamlanmışken okuyayım bir ara ^^ 22 blogger'lık hikayeyi de her yerde görüyorum çok ilginç bir çalışma devamını bekliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu'yu bu kadar merak etmemin sebebi Ishida Akira'yı tipik seslendirmenin dışında bir iş yaparken görecek olmamdı. Seslendirme dışında tiyatrolarda, müzikallerde falan da rol alıyor ama kilometrelerce ötede yaşayan biri bunun ancak haberini alabiliyor... Bir de komiğime giden şey bunun esprisini 5 sene önce Gintama eventında yapmış olmalarıydı. Sugitan seslendirmeye olan aşırı isteğinden dolayı onu eski Rakugo sanatçısı Enraku'ya benzetmişti. Şapşallar >o<

      Uwah! Hikayem hakkındaki yorumlarını merakla bekliyor olacağım <3 Şimdiden iyi okumalar dilerim.

      Sil

Tasarım: Zuri