2016/04/21

Kısa Düşünceler | En Garip Hafta

  • Üniversiteye takla atarak girdiğimden dolayı (Hazırlığı yarı dönemde geçip birinci sınıfın ikinci döneminden başladı) asıl üniversite hayatının gerçekleri yüzüme birer bardak soğuk su gibi çarptı.
  • Hazırlık sınıfı lise beş gibiydi. Can sıkıcıydı ancak rahattı.
  • Birinci sınıf ise rahat görünen fakat içten içe ruhunu çimdikleyen bir yer.
  • "Rahatım!" diyorsun ama bir taraftan da hazırlaman gereken sunumun 5269865. tekrarını yapıyorsun.
  • Bu hafta birinci sınıfın ilk vizelerine girmiş bulundum. 
  • Bu hafta için üniversite hayatımın en garip haftası diyebilirim.
  • Bu hafta ilk defa hakkında hiçbir fikrimin olmadığı bir dersin sınavına girdim.
  • Bu hafta herkes vizeler için tırmalarken ben hiçbir fikrim olmayışından dolayı oturup oyun oynadım.
  • Açıkçası bu sınıfta "Çalışayım, uğraşayım." dediğim bir ders yok. Ya çok iyi biliyorum ya da hiç bilmiyorum.
  • Birinci sınıf sunumlardan geçilmiyor.
  • Utanmasalar nasıl sıçtığınızı anlatan ayrıntılı İngilizce bir sunum yapmanızı isteyecekler.
  • Yukarıdaki şaka değil. Ciddiyim.
  • Bu haftadan sonra her şeyi oluruna bırakmış olabilirim.
  • Çünkü buradan çıktığımda bir şey olmasını beklemiyorum.
  • Aslında... hayattan hiçbir şey beklemiyorum.
  • Umutsuzluğuma 1-10 arası puan verecek olsam Enoshima Junko derdim.
U3U
  • Çeviri yaptığım rahat günlere geri dönmek istiyorum ama şu ayrıntılı sunumlar bütün vaktimi çalıyor.
  • Ayrıntılı sunum yapmak istemiyorum artık.
  • İngiliz dili eğitimiyle ilgili bin beş yüz kelimelik makale de yazmak istemiyorum.
  • Kokou No Hito'yu cilt halinde çevirdiğim günlere dönmek istiyorum. 
  • Ishida Akira'nın İngilizce çevirisi olmayan drama CD'lerini 254646548 kez dinleyip çat pat Türkçeye çevirdiğim günlere
  • Durarara ve Yume Nikki'nin light novelını ikişer bölüm yetiştirmeye çalıştığım günlere
  • Sabaha kadar hikaye yazmak için kıvrandığım günlere
  • Bu haftadan sonra üniversitenin de bendeki heyecanını kaybettiğini fark ettim
  • Hayatımda can sıkıcı bir şey daha.

4 yorum:

  1. BEN DE O KADRA SIKILDIM Kİ sabah 10'da gidip akşam 8.30'da eve geliyorum eve gelince ise ölü taklidi yapıyorum, cidden çok çook yoğun bir de sen sunum flan hazırlıyormuşsun çok daha yorucudur... Kolay gelsin Shuu-san kendine de dikkat et :'<

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkimiz için de bu salak zamanların geçmesini diliyorum *-* Sekiz buçukta eve gelmek beni bitkisel hayata bağlayabilir. Sekizden sonra hangi işine bakacaksın ki... direk yatar uyurum ben.
      Aaah ah.

      Sil
  2. Sunum konularını çok merak ettim şimdi.
    (Enoshima Junko'ya da tek gülen ben değilimdir umarım.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öğretmen olacak insanlara anlatmayı kuvvetlendirici uygulamalar yaptırtmaya çalışıyorlar ama suyunu çıkarıyorlarmış gibi sanki biraz. Hani tamam yaptır da her dersin hocası kalkıp "Sunum!" deyince insanın kusası geliyor. Evet...

      Sil

Tasarım: Zuri